İHD Eş Genel Başkanı: Ateşkes sadece taktiksel bir argüman olmamalı

Paylaş:
ANKARA - İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, Kürtlere yönelik devam eden saldırıların bir soykırıma yol açma riskini taşıdığını belirterek, “Ateşkes taktiksel bir argüman olmamalı, kalıcı barışın sağlanmasına odaklanılmalıdır” dedi. 
 
Türkiye’ye bağlı paramiliter gruplar, DAİŞ ve HTŞ’liler, ilan edilen ateşkese rağmen Rojava'ya dönük saldırılarını sürdürüyor. İlan edilen ateşkesin sahadaki yansımalarına bakıldığında, özellikle Kobanê ve Qamişlo’ya yönelik saldırıların sürmesi “kandırmaya dayalı bir ateşkes” tartışmasını beraberinde getirdi. Bölgeden gelen bilgiler, ateşkes ilanına rağmen sivil yerleşimlerin hedef alındığını ortaya koyuyor. Birçok kesim bu durumu İsrail’in Gazze’ye yönelik ateşkes süreçlerine benzetiyor. 
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, devam eden saldırıların bir soykırıma yol açma riskini taşıdığını belirterek, “Ateşkes taktiksel bir argüman olmamalı, kalıcı barışın sağlanmasına odaklanılmalıdır” dedi. 
 
Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları İHD olarak yakından takip ettiklerini belirten Aydın, Halep'in Kürt mahallelerinden başlayarak genişleyen HTŞ saldırılarından endişe duyduklarını ifade etti. Medyaya yansıyan görüntülere ilişkin konuşan Aydın, “Sivillerin infaz edilmesi, işkence ve kötü muamele, yerleşim yerlerinin ve okul, hastane gibi sivil altyapıların doğrudan hedef alınmasının açıkça Cenevre Konvansiyonları'na aykırı olduğunu ve savaş suçu olarak tasnif edildiğine daha önce de dikkat çektik. Bundan sonra da bu suçları işleyen kişi ya da grupların savaş suçu bağlamında yargı önüne çıkarılması konusunda çaba göstereceğiz” ifadelerini kullandı. 
 
‘ATEŞKESİN BARIŞLA SONUÇLANMASI HEDEFLENMELİ’
 
Barışçıl çözümden yana olmanın önemini vurgulayan Aydın, ilan edilen ateşkese rağmen HTŞ ile Türkiye destekli gruplar ve DAİŞ'in sürdürdüğü saldırılara değinerek, şunları söyledi: “Ateşkes süreçlerinin devam etmesi tarafların buna sadık kalmasıyla mümkündür. Ayrıca ateşkes, taktiksel bir argüman olmamalı; nihai hedef, mutlak bir çatışmasızlık hali ve kalıcı barışın sağlanmasına odaklanmalıdır. Taktiksel ateşkes dönemlerinin bazen işe yarasa da çoğu zaman ihlal edildiği yönünde bir yığın deneyim var. O açıdan ateşkes süreçlerinin nihai bir uzlaşma ve barışla sonuçlanması hedeflenmelidir.”
 
‘SURİYE REJİMİ SATRANÇ TAHTASINA DÖNMÜŞ DURUMDA’
 
Suriye rejiminin tutumunun artık öngörülemez hale geldiğini bildiren Aydın, şunları söyledi: “Suriye’deki siyasal durum anlık olarak değişiklik göstermekte; özellikle Suriye rejimi zaman zaman birbiriyle uyumlu, zaman zaman da birbiriyle çatışan çok aktörlü bir satranç tahtasına dönmüş durumda. Yapılan bir hamle bir tarafı memnun ederken, diğer tarafın menfaatleriyle çakışmakta; dolayısıyla öngörülemez bir siyasi kaosa sebep olmaktadır. Rejim herkesi biraz memnun etme adına asimetrik ve pervasız bir çatışma pratiği sergilemektedir. Dolayısıyla Suriye, Suriye’ye dair siyasal ve ekonomik hesapları olan bölgesel ve uluslararası güçlerin bir kuklası haline gelmiş durumda. Bu çıkar odaklı kaotik durumdan demokratik bir Suriye inşa etmek mümkün görünmüyor.”
 
‘SOYKIRIMA YOL AÇMA RİSKİ TAŞIYOR’
 
Saldırıların devamının büyük bir trajediye yol açacağına da işaret eden Aydın, “Suriye geneline yayılan savaş hali büyük bir insani felakete, hatta bir soykırıma yol açma riskini taşıyor. Yakın zamanda Ezidi toplumunun başına gelenleri unutmadık. Suriye'de yaşanan savaştan kaynaklı işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar da dünyanın gözleri önünde cereyan etti. Dolayısıyla saldırıların sürmesi bu trajedinin bir kez daha yaşanmasına, binlerce insanın yerinden edilmesine ve yeni bir göç dalgasına sebep olabilir. Böylesi muhtemel bir trajedi; bölgenin siyasal, sosyal ve ekonomik politikalarını değiştirecek bir potansiyele sahip. Yıllardır denenen savaş ve inkar politikalarının sorunun çözümünde bir işe yaramadığı gibi siyasal, sosyal ve ekonomik sorunları derinleştirdiği de ortada. Bütün tarafları bunu hatırda tutarak siyasal konum almaya çağırıyoruz” diye konuştu. 
 
MA / Deniz Karabudak