Kürt Sinema Çalıştayı: Kolektif olursak başarabiliriz

Paylaş:

AMED - Kürt Sineması Çalıştayı'na katılan sinemacılar, örgütlü ve kolektif olmanın Kürt sinemasının gelişmesi ve tanınmasında önemli olacağına dikkat çekti. 

 
 
 
 
Ortadoğu Sinema Akademisi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen Kürt Sinema Çalıştayı sürüyor. Amed’in Yenişehir Belediyesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen çalıştaya, çok sayıda sinemacı, yazar, yönetmen katıldı. İlk gün yoğun tartışmaların sürdüğü çalıştayda, Kürt sinemasının yaşadığı zorluklar, sansür, otosansür, Kürtçe sinema yapmanın önemi ve örgütlü olamama hali başlıklarına dair yoğun tartışmalar yapıldı. Çalıştayda, Kürt sinemasının tanınması ve geliştirilmesine dair bir çok öneri gündeme geldi. 
 
Sinemacılar, bugün ise ortaya çıkan çözüm önerilerine dair tartışma yürütecek. 
 
 
‘HERKESİN BİR DERDİ VAR’
 
Çalıştaya katılan sinemacı Ruken Tekeş, Kürt sinemacılarının bir araya gelme ihtiyacının uzun zamandır gündemde olduğunu, birçok kişi tarafından da dile getirildiğini belirtti. “Biz varız, sinema olarak da varız ama bir arada değiliz” diyen Ruken Tekeş, “Tabii ki de farklı küçük gruplar, bölgesel yapılanmalar var ama hepimizin bir arada olduğu kapsayıcı bir oluşumun olmadığı ve hepimizin buna ihtiyacı olduğunu konuştuk, konuşuyoruz” dedi. 
 
Kürt sinemasının belli bir yere geldiğini ancak eksikliklerinin de olduğunu aktaran Ruken Tekeş, en önemli eksikliğinde örgütlenme olduğunun altını çizdi. Çalıştayla birlikte hem birbirlerini tanıdıklarını hem de sorunlara karşı ortak mücadeleye dair tartışmalar yürüttüklerini kaydeden Ruken Tekeş,  "Türkiye’de sinema üzerinde de kültürel bir hegemonya hakim ve bize dediği, ‘Sadece bu kadar bu alanda var olabilirsin.’ Biz bunun dışına çıkmak istiyoruz. Tabii ki de çıkıyoruz da ama çıktığımız zaman da farklı bir zorlukla karşı karşıya geliyoruz. Dolayısıyla aslında bu çalıştayın amaçlarından bir tanesi de o kültürel hegemonyaya karşı hafızamızı, dilimizi, kültürümüzü, anlatım şekillerimizi nasıl koruyabiliriz? Bunları nasıl geliştirebiliriz? Ve bunu hep birlikte nasıl yapabiliriz? Buraya gelen herkesin aslında bir derdi var. Biz buna karşı nasıl hep beraber duracağız ve artık beraber olma zamanı. Türkiye’nin her tarafında Kürt sineması üretimi var. Bir noktada birleşme kültürel mirası büyütecek, geliştirecek bir zemin hazırlayacak. Bence sadece sinemada değil, Kürt kültür ve sanat çerçevesinde de düşünmemiz gerekir” şeklinde konuştu. 
 
 
‘KOLEKTİF OLURSAK BAŞARABİLİRİZ’
 
Kürt sinemasının sorunlarını ve çözümlerini konuşmak için bir araya geldiklerini dile getiren sinemacı Vedat Oyan’da, “Yıllardır, aylardır belki de görüşmediğimiz arkadaşlarımızla bir araya geldik. Bu tür çalışmaların daha sıklıkla yapılması sinema içinde önemlidir. Kürt sinemacılar birlikte, ortak irade ile hareket ederse Kürt sineması kazanacaktır. Bir kişi tek olduğunda kimsesizdir hele ki devletsiz bir ulus olduğunda kolektiflik, birliktelik olmazsa başarı elde edilemiyor. Ancak kolektif olabilirsek Kürt sineması da başarı elde edecektir” ifadelerini kullandı. 
 
 
‘YENİ BİR YOL AÇMAK İÇİN ÖNEMLİ’
 
Genç sinemacılardan Armanç Dayan, yapılan çalıştayın beraberinde önemli gelişmeleri açığa çıkaracağını belirtti. Kürt sinemasının birçok sorunu olduğunu hatırlatan Dayan, şunları söyledi: “Bu tür çalıştaylar bizim için yeni yollar açacaktır. Sesimizi birçok kesime duyurabileceğiz, filmlerimizi daha fazla insana ulaştırabileceğiz. Bu tür çalışmalar bir kıvılcıma neden oluyor. Bu kıvılcımın ne kadar büyüyeceği, gürleşeceğini bilmiyorum. Ama bu tür çalışmalar artık ‘Kürt sineması var mı yok mu’ tartışmalarından ziyade ‘Kürt sineması vardır, sorunlarımızı geride bırakıyoruz, kendimize yeni bir yol açıyoruz. Kürt sorununu kameramızla, filmlerimizle herkese duyuracağız’ umudunu büyütüyor.” 
 
Genç sinemacılar açısından bu tür çalıştayların önemini vurgulayan Dayan, “Çünkü ben burada siyasetimi, kültürümü, dilimi, kendimi, geleceğimi görüyorum” dedi. 
 
‘SİNEMAMIZI ANADİLİMİZLE YAPMALIYIZ’
 
Kürt sinemacıların anadilde filmlerini çekmesinin önemli olduğuna dikkat çeken Dayan, “Bir ulusun sinemasından bahsediyorsak, çalışıyorsak, söz söylüyorsak sinemamızı da anadilimizde yapmalıyız. Birçok teorisyene göre anadil, bir ulusun sineması için temel bir argümandır. Bundan dolayı da anadilimizi, çalışmalarımızda da Kullanmalıyız. Yoksa bu sinema bir ulusun sineması olmaz. Kürt sineması da, anadille yapılmalı, anadille gelişmelidir. Sadece filmde anadil kullanımı değil, çekimlerinde, setlerde de anadilini konuşmalıdır. Umut ediyorum ki, bu konferansta anadilin sinemada görünür olması için yeni bir yol açabilir. Biz de bu yolda yürüyebiliriz” ifadelerini kullandı. 
 
MA / Berivan Altan 
 
İlgili Haberler
Gimgim'da 12 yıl aradan sonra Kox Festivali
Gimgim'da 12 yıl aradan sonra Kox Festivali

Gimgim'da 12 yıl aradan sonra düzenlenecek Kox Festivali'ne katılım çağrısında bulunan Gimgim Belediye Eşbaşkanları, barışın konuşulacağı bir festival olacağını vurguladı.

Zorunlu göçle uzaklaştığı diline geri dönüş
Zorunlu göçle uzaklaştığı diline geri dönüş

Köyünün boşaltılması nedeniyle çocuk yaşta ailesiyle birlikte zorunlu göç yaşayan Şehriban Defişet, yıllar sonra Kürdistan'a dönüp Kürtçeyi öğrenirken aynı zamanda dilin yaşatılması için çalışmalar yürütüyor.

Cizîr'de kültürel asimilasyonun 'sinsi' oyunları: Erik Dalı, Huriyem...  <font color=#ff0000> ANALİZ </font>
Cizîr'de kültürel asimilasyonun 'sinsi' oyunları: Erik Dalı, Huriyem... ANALİZ

Cizîr’deki düğünlerde yaşanan değişim dikkat çekiyor; sokaklardan salona taşınan düğünlerde davul ve zurnanın yerini farklı enstrümanlar alırken, bazı düğünlerde sonlara doğru "Erik Dalı" ve "Huriyem" gibi şarkılar neredeyse bir zorunluluk olarak görülüyor.

‘Kürtçe tüm kamusal alanlarda yer almalı’
‘Kürtçe tüm kamusal alanlarda yer almalı’

İBB’de ALO 153’e Kürtçenin eklenmesinin değerli ancak yetersiz olduğunu belirten Kent Uzlaşısı ile seçilen İBB Meclis üyesi Cabbar Barış, Kürtçenin tüm kamusal alanlarda yer alması gerektiğini söyledi.

Sanatçılar uyuşturucuya ve fuhuşa karşı bir arada mücadele edecek
Sanatçılar uyuşturucuya ve fuhuşa karşı bir arada mücadele edecek

Amed’deki kültür ve sanat kurumları, uyuşturucu ve fuhuşa karşı başlatılan "Rabin" hamlesine destek verdiklerini açıklayarak, sorumluluk üstleneceklerini söyledi.