'Umut hakkı' kararı çağrısı: Avrupa Konseyi net tavır almalı

Paylaş:
SÊRT - Hukukçu kimliği de olan DEM Partili Kenan Bilge, Türkiye’nin “umut hakkı” kararını uygulaması gerektiğini belirterek, “Avrupa Konseyi, aldığı kararların Türkiye tarafından uygulanmamasına net bir tavır almalı” dedi. 
 
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 2014 yılında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik “umut hakkı” ihlali kararı Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin önerilerine rağmen uygulanmıyor. 
Devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair kilit noktada olan “umut hakkı”na ilişkin eski Sêrt Barosu Başkanı da olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sêrt İl Eşbaşkanı Kenan Bilge değerlendirmelerde bulundu. 
 
Çağdaş hukuk normlarında ele alınan “umut hakkı” kararının 12 yıldır uygulanmadığını ve bu kapsamda bildirimde bulunulan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin yaptığı kararlarına rağmen adım atılmadığını söyleyen Bilge, Türkiye’nin iç hukuk ile uluslararası hukuku tanımayan bir noktada olduğunu ifade etti. 
 
HUKUKİ STATÜ 
 
Türkiye’nin acilen "umut hakkı" ile ilgili düzenleme yapılmasını gerektiğinin altını çizen Bilge, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerleyebilmesinin temel koşullarından bir tanesi de, Sayın Öcalan'ın statüsünün belirlenmesidir. Gelinen aşamada sadece ‘umut hakkı’nın tanınması da yeterli olmayacaktır. Bununla birlikte Sayın Öcalan'ın hukuki statüsünün net olarak açıklığa kavuşması gerekiyor. ‘Umut hakkı’, sadece Sayın Öcalan'la ilgili değil, cezaevlerinde bulunan tutsaklarla ilgili bir düzenleme, sanırım 3 binden fazla hükümlüyü ilgilendiren bir düzenleme. Dolayısıyla hem Sayın Öcalan'ın hem de diğer tutsaklar için derhal çıkarılması hem hukuki hem de toplumsal bir gerekliliktir” dedi.  
 
ÇERÇEVE YASA
 
Son dönemde tartışılan ve Meclis’e getirilerek yasallaşması beklenen “Çerçeve yasaya” ilişkin de konuşan Bilge, “Baş müzakereci konumunda olan Sayın Öcalan'ın bu süreci normal koşullar altında yürütebilmesi sağlansın. Güney Afrika'nın barış sürecinde Nelson Mandela'nın Sayın Öcalan'ın durumuyla ilgili kıyaslama yapıldığında, Nelson Mandela; çalışma koşulları sağlanmadığı müddetçe oradaki müzakerelerde de ilerleme sağlanamamıştı. Benzer bir durum da Sayın Öcalan içinde söyleyebiliriz. Devlet olarak bu süreci Sayın Öcalan'la yürütüyorsanız, statüsünü de netleştirmeniz lazım. Bu açıdan bu bir zaruret ve yapılması gereken bir değişikliktir” şeklinde konuştu. 
 
Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve AİHM’e taraf olduğunu ve mevcut anayasasında da buna yer verdiğini dile getiren Bilge, “Yasalar uygulanmazsa şuan yaşadığımız birçok sorunu yaşamaya devam edeceğiz. Avrupa Konseyi, aldığı kararların Türkiye tarafından uygulanmamasına net bir tavır almalı. Bu açıdan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ni Türkiye'ye hukuki değişimler yapmaya yönelik caydırıcı önlemler almaya davet ediyoruz” diye konuştu. 
 
MA / Fethi Balaman - Ozan Bayındır