‘Rojava’da istedikleri ‘mağdur kadın’ profilini yaratamadılar’

Paylaş:
İZMİR - Rojava'da inşa edilen yaşamın Ortadoğu'da kadınlar için alternatif olduğunu belirten DEM Parti Merkezi Kadın Koordinasyonu üyesi Berna Çelik, "Orada direniş her gün artmakta ve yoğunlaşan saldırılara karşı alternatif yaşamı örme halen devam ediyor" dedi. 
 
Savaş ve çatışmaların son bulmadığı Ortadoğu'da, ilk hedef alınan kesim kadınlar oluyor. Yakın zamanda HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların Rojava'ya dönük saldırılarında bu durum bir kez daha görünür oldu. Katledilen savaşçı bir kadının cansız bedeninin yüksekten atılması ve yine savaşçı bir kadının saç örgüsünün kesilmesi sadece örneklerden ikisi.
 
İran ve Afganistan gibi ülkelerde de, kadınlar ve kazanımları açısından durum farksız değil. Taliban'ın yönettiği Afganistan'da sürekli çıkartılan yasalarla kadınlar kamusal alandan dışlandığı gibi temel hak ve özgürlükleri kısıtlandı. Benzer durumun yaşandığı Suriye'de, Alevilerin yoğunlukta yaşadığı Lazkiye'de valilik talimatıyla kamuda çalışan kadınların makyaj yapması yasaklandı. Tüm bu saldırılara karşı Rojava ise, kadınlar için yeni bir yaşamı belirliyor. Kadın devrimi ile birlikte kamusal alanın her yerinde var olan kadınlar, yok sayıldıkları Ortadoğu'da mücadelenin öznesi durumunda adeta. 
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkezi Kadın Koordinasyonu üyesi Berna Çelik, kadınların Rojava'da inşa ettiği yaşamın kadınlar için önemini değerlendirdi. 
 
'İSİM FARKLI ZİHNİYET AYNI'
 
Paylaşım savaşlarında ilk kadınların hedef alındığını ifade eden Berna Çelik, kadınları hedef alanların ismi farklı olsa da zihniyetlerinin aynı olduğunu söyledi. Erkek egemen aklın kadının bedenini kendisine "hak" olarak görüldüğünü belirten Berna Çelik, "Bu esasında sadece kadın bedenine dönük bir saldırı değil bu saldırılar kadına dönük bir savaştır. Kadın zihniyetine, mücadelesine dair yürütülen bir savaş hali var. Kadını köleleştiren, eve hapseden eşit ve özgür bir yaşamı idame ettirmeye çalışan ve bunun için mücadele yürüten kadını kimliksizleştiren bir yaklaşım söz konusu. Bu savaş halinin gidermenin belirli yol ve yöntemleri biz kadınlar açısından her zaman var. Rojava Devrimi ile kadınlar, bu devrimi kendilerine örnek aldı. Rojava'da kadınların yürüttüğü mücadele yeni bir yaşamı örme çabası oldu. Çünkü ahlaki ve politik bir toplumu yaratmak, kadın öncülüğünde olur. Ahlaki ve politik toplumun öznesi kadındır. Tarihi sorguladığımızda kadının dokunduğu, kadının yaşam içinde özne olduğu ve kadının zihniyeti ile kurulan bir yaşamın bütün toplumu etkilediği, kimliklerin eşit seviyede tutulduğu ortak bir yaşamın kurulduğunu görürüz. Rojava devrimi o deneyimlerden alınan örneklerle ve mücadele ağıyla var olan bir süreç. Rojava'daki mücadele Kürdistan'ın 4 parçası ve Türkiye metropolleri açısından düşündüğümüzde bütün kadınlara moral ve motivasyon oldu. Orada kadınların kazanımlarına dönük gerçekleştirilen her saldırı yaşadığımız coğrafyada da gerçekleştirildi. Rojava'da kadınlara yönelik sindirme politikası uygulandı. Kobani'de bunu gördük ama orada direnen kadınların öncülüğünde yeni bir hayat örüldü. Örülen bu hayatın verdiği güçle bugün Rojava'da yükselen bir kadın direnişi var" ifadelerini kullandı. 
 
'ALTERNATİF YAŞAMI ÖRME DEVAM EDİYOR'
 
Rojava'ya dönük son saldırılarda kadına yönelik militarist saldırıların olduğunu anımsatan Berna Çelik, "Kesilen saç örgüsü sadece bir örgü meselesi değil. Özelde kadına verilen bir mesajdı. 'Senin mücadelenin ve bedenin benim hâkimiyetim altındandır' dediler. Boşaltılan yerelde İŞİD bayraklarının asılması saldırılan İŞİD zihniyetli olduğunun da bir göstergesi. Bu karanlık dünyadan çıkmanın yol ve yöntemleri mücadelenin her zemininde yer almaktır. Rojava'da özgür ve eşit mücadele zemini var. Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü mücadelesinin yaşam bulduğu bir alan orası. Rojava'da kadına yönelik saldırıları, esasında paradigmaya yönelik bir saldırı olarak görmek gerekiyor. Rojava, kadınlar açısından eş başkanlık sisteminden tutalım da meclislerden yer alışlarına kadar öncü rol misyonu biçen bir noktada duruyor. Orada direniş her gün artmakta ve yoğunlaşan saldırılara karşı alternatif yaşam örülme halen devam ediyor" diye belirtti.  
 
'DOSTLARLA MÜCADELEYİ SAĞLAM TUTMAK GEREKİYOR'
 
Bu açıdan Rojava'ya dönük saldırıların "örgütlü erkek aklının saldırıları" olduğuna işaret eden Berna Çelik, ancak "Jin, jiyan, azadî" sloganının Ortadoğu'da Kürt kadın mücadelesini ve yaşamını ortaya çıkaran bir slogan olduğunu vurguladı. Bu felsefesiyle mücadelenin büyüdüğünü kaydeden Berna Çelik, "Rojava'da kadın bedenine dönük bir saldırı burada da olmayacak diye bir durum yok. Ki içinde yaşadığımız coğrafya da öyle bir coğrafya. Rojava'ya dönük saldırılarda belediyelerimize 'jin, jiyan, azadî' sloganı ve saç örgüsü fotoğraflarının bulunduğu pankartların asılmasından sonra belediye eşbaşkanlarımız gözaltına alındı. Bu saldırıları verilen mücadelenin bastırılması olarak değerlendiriyoruz. Ancak bugün baktığımız zaman Rojava, feminist ve Kürt kadınlarının ortak bir zeminde birleştiği bir yer haline geldi. Ortadoğu'da kadına yönelik saldırılar mücadelemizin daha sağlam olması gerektiğini gösteriyor. Bu da ortak ve birleşik bir mücadeleyle sağlanır. Özelde Kürt kadınlarının öncülük ettiği bir mücadele var ama dostlarla yan yana durarak mücadeleyi sağlam tutmak gerekiyor. Rojava'da bir 'mağdur kadın' profili yaratılmaya çalışıldı. Ama mücadele bize şunu tekrar gösterdi ki orada bir 'mağdur kadın' profili yok, orada devrimci, öncü ve toplumsal kazanımlarına her daim sahip çıkan bir kadın profili ve mücadelesi var" diye konuştu.    
 
MA / Uğurcan Boztaş 
 
 
 
İlgili Haberler
HTŞ’den Kobanê köylerinde yağma
HTŞ’den Kobanê köylerinde yağma

HTŞ’ya bağlı güçlerin Kobanê köylerini yağmaladığına dair yeni görüntüler yayınlandı.

200 aile daha Efrîn’e gitmeye hazırlanıyor
200 aile daha Efrîn’e gitmeye hazırlanıyor

Efrîn’e gidişlere dair ikinci kafilenin hazırlıklarının başladığı çevre köyleri ve Raco beldesinden olan yaklaşık 200 ailenin önümüzdeki günlerde dönüş yapacağı belirtiliyor.

Mehmûd Xelîl: Efrînliler zeytin bahçelerine kavuştu
Mehmûd Xelîl: Efrînliler zeytin bahçelerine kavuştu

Zorla yerlerinden edilen Efrinliler ile kente gelen Hesekê İç Güvenlik Güçleri Komutanı Mehmûd Xelîl, zeytin bahçelerine; kendi toraklarına kavuştuklarını belirtti.

8 yıl aradan sonra topraklarına kavuştular
8 yıl aradan sonra topraklarına kavuştular

Zorla yerlerinden edilen Efrînliler, 8 yıl aradan sonra topraklarına döndü.

Göçertilen Efrînli 400 aile memleketlerine doğru yola çıktı
Göçertilen Efrînli 400 aile memleketlerine doğru yola çıktı

Türkiye'nin saldırıları nedeniyle göçe etmek zorunda kalan Efrînli 400 aile, Şam yönetimiyle yapılan 29 Ocak Anlaşması'yla varılan mutabakat kapsamında, memleketlerine doğru yola çıktı.